Hekimin Zorunlu Mesleki Sorumluluk Sigortasında Hangi Sigorta Şirketi Sorumludur?
Hekimin Zorunlu Mesleki Sorumluluk Sigortasında Hangi Sigorta Şirketi Sorumludur?
Olay Tarihi mi, Talep Tarihi mi?
Tıbbi malpraktis davalarında en sık karşılaşılan sorulardan biri şudur:
“Doktor ameliyatı hangi sigorta şirketinin poliçesi döneminde yaptıysa, tazminatı da o sigorta şirketi mi öder?”
İlk bakışta cevap “evet” gibi görünse de, Türk hukukunda zorunlu mesleki sorumluluk sigortası bu kadar basit işlememektedir.
Hekimlerin yaptırmak zorunda olduğu Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, klasik sorumluluk sigortalarından farklı olarak “claims made” (talebin bildirildiği tarih esaslı) sisteme dayanmaktadır. Bu nedenle hangi sigorta şirketinin sorumlu olacağı belirlenirken yalnızca tıbbi müdahalenin yapıldığı tarih değil, tazminat talebinin hekime ne zaman ulaştığı ve poliçe ilişkisinin devam edip etmediği de dikkate alınmaktadır.
Olay Tarihi mi, Talep Tarihi mi?
Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, ameliyatın yapıldığı tarihte geçerli olan sigorta poliçesinin her durumda sorumlu olduğunun düşünülmesidir.
Oysa zorunlu mesleki sorumluluk sigortasında yalnızca operasyon tarihi değil, hekimin tazminat talebini öğrendiği tarih de önem taşımaktadır.
Başka bir ifadeyle;
- tıbbi müdahalenin yapıldığı tarihte geçerli bir poliçenin bulunması,
- hekimin tazminat talebini öğrendiği tarihte de teminat şartlarının gerçekleşmesi
gerekmektedir.
Bu nedenle bazı dosyalarda sorumlu sigorta şirketi, ameliyatın yapıldığı tarihteki şirket değil, hekimin tazminat talebini öğrendiği tarihte riski üstlenen sigorta şirketi olabilmektedir.
Örnek
Bir hekim 2020 yılında estetik burun ameliyatı gerçekleştirmiştir.
Bu tarihte A Sigorta tarafından düzenlenmiş geçerli bir mesleki sorumluluk poliçesi bulunmaktadır.
Hasta, operasyon sonucunda oluşan zararı daha sonra fark etmiş ve 2024 yılında doktora noter ihtarnamesi göndererek tazminat talebinde bulunmuştur.
Doktorun 2024 yılında ise B Sigorta tarafından düzenlenmiş yeni bir poliçesi bulunmaktadır.
Bu durumda hangi sigorta şirketinin sorumlu olacağı yalnızca ameliyat tarihine bakılarak belirlenemez. Talebin hekime ulaştığı tarih, poliçelerin kesintisiz devam edip etmediği ve genel şartlarda öngörülen diğer koşullar birlikte değerlendirilmelidir.
Poliçe Zinciri Neden Hayati Önem Taşır?
Zorunlu mesleki sorumluluk sigortasında en önemli kavramlardan biri poliçe zinciridir.
Genel kural olarak poliçelerin birbirini kesintisiz şekilde takip etmesi gerekir. Bunun nedeni, sistemin yalnızca ameliyat tarihini değil, tazminat talebinin yöneltildiği tarihte de sigorta korumasının devam edip etmediğini esas almasıdır.
Bununla birlikte, poliçeler arasındaki her boşluk otomatik olarak sigorta korumasının sona erdiği anlamına gelmez. Mevzuat, belirli şartların varlığı hâlinde 30 güne kadar olan poliçe boşluklarına istisnai olarak izin vermektedir. Bu durumda, boşluk döneminde gerçekleştirilen tıbbi müdahalelerden doğan tazminat talepleri, daha sonra düzenlenen geçerli poliçe döneminde ileri sürülmüşse sigorta teminatından yararlanılabilmesi mümkün olabilmektedir. Buna karşılık, 30 günü aşan poliçe boşluklarında gerçekleştirilen tıbbi uygulamalar kural olarak sigorta koruması dışında kalmaktadır. Ayrıca, boşluk döneminde daha önce gerçekleştirilen bir tıbbi müdahaleye ilişkin tazminat talebinin hekime ulaştığı durumlarda da, yalnızca müdahale tarihinde poliçenin bulunması yeterli olmayıp sigorta şirketinin sorumluluğu ayrıca değerlendirilmektedir. Bu nedenle poliçelerin mümkün olduğunca kesintisiz şekilde yenilenmesi, hem hekimler hem de zarar gören hastalar açısından büyük önem taşımaktadır.
Örnek:
Bir hekimin poliçesi 5 Mart’ta sona ermiş, yeni poliçesi ise 20 Mart’ta başlamış olsun. Bu 15 günlük boşluk, mevzuatta öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde tek başına sigorta teminatını ortadan kaldırmayabilir. Buna karşılık yeni poliçe 10 Haziran’da yapılmış olsaydı, 30 günü aşan boşluk nedeniyle bu dönemde gerçekleştirilen tıbbi müdahaleler bakımından sigorta koruması önemli ölçüde tartışmalı hâle gelecekti.
Buna karşılık, poliçe zincirinin uzun süre kesintiye uğraması hâlinde geçmiş yıllarda gerçekleştirilen tıbbi müdahaleler bakımından dahi sigorta teminatı önemli ölçüde tartışmalı hâle gelebilir.
Örnek
Bir hekim;
- 2020 yılında sigortalıdır.
- 2021 yılında poliçesini yenilemiştir.
- 2022 yılında poliçesini yenilemiştir.
- Daha sonra poliçenin yenilenmesinde uzun süreli bir kesinti yaşanmıştır.
Bu durumda, geçmiş yıllarda yapılan bir tıbbi müdahale nedeniyle sonradan yöneltilen tazminat taleplerinde, sigorta teminatının devam edip etmediği poliçe zinciri ve genel şartlar birlikte değerlendirilerek belirlenecektir.
Hekime Tazminat Talebi Ne Zaman Ulaşmış Sayılır?
“Claims made” sisteminde en önemli tarihlerden biri de hekimin tazminat talebini öğrendiği tarihtir.
Bu nedenle her olayda, riskin sigorta hukuku bakımından hangi tarihte gerçekleştiği ayrıca değerlendirilmelidir.
Örneğin;
- noter ihtarnamesinin hekime ulaşması,
- dava dilekçesinin hekime tebliğ edilmesi,
- hastane yönetimine ulaşan talebin hekime bildirilmesi,
- belirli durumlarda doğrudan sigorta şirketine yapılan başvurular
olayın özelliklerine göre farklı sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle yalnızca davanın açıldığı tarih değil, hekimin tazminat talebinden hangi tarihte haberdar olduğu da büyük önem taşımaktadır.
Hekim Emekli Olduğunda Sigorta Koruması Devam Eder mi?
Uygulamada en fazla yanlış bilinen konulardan biri de budur.
Mesleğini bırakan veya emekli olan birçok hekim, geçmişte yaptığı tüm tıbbi işlemler bakımından sigorta korumasının uzun yıllar devam ettiğini düşünmektedir.
Oysa zorunlu mesleki sorumluluk sigortasında, mesleki faaliyetin sona ermesi hâlinde yalnızca iki yıllık ek bildirim süresi öngörülmektedir.
Bu durum özellikle taksirle yaralama ve taksirle ölüme neden olma iddialarından kaynaklanan dosyalarda önemli sorunlara yol açabilmektedir.
Çünkü Türk hukukunda, belirli şartların varlığı hâlinde uygulanabilen uzamış ceza zamanaşımı nedeniyle tazminat talepleri sekiz hatta on beş yıla kadar gündeme gelebilmektedir.
Buna karşılık, sigorta korumasının yalnızca iki yıllık ek bildirim süresiyle sınırlı olması, özellikle emekli olan hekimler bakımından önemli bir teminat boşluğu doğurabilmektedir.
Bu nedenle mesleğin bırakılması veya emeklilik hâlinde, sigorta korumasının kapsamı ve süresi mutlaka somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
LegalMed Turkey Değerlendirmesi
Hekimin zorunlu mesleki sorumluluk sigortasında hangi sigorta şirketinin sorumlu olduğu, yalnızca ameliyat tarihine bakılarak cevaplanabilecek bir konu değildir. Müdahalenin yapıldığı tarih, tazminat talebinin hekime hangi tarihte ulaştığı, poliçe zincirinin kesintisiz devam edip etmediği, genel şartlarda öngörülen istisnalar ve hekimin mesleki faaliyetini sürdürüp sürdürmediği birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle hem hastaların hem de hekimlerin hak kaybı yaşamamaları için, sigorta teminatına ilişkin uyuşmazlıkların sağlık hukuku ve sigorta hukuku alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle “claims made” sistemi, klasik sorumluluk sigortalarından farklı kurallara tabi olduğundan, her dosyada poliçe geçmişi ve riskin gerçekleşme tarihi ayrı ayrı incelenmelidir.

Cevapla
Want to join the discussion?Feel free to contribute!