Komplikasyon mu, Malpraktis mi? Aradaki Fark Nedir?
Komplikasyon mu, Malpraktis mi? Aradaki Fark Nedir?
Estetik ameliyatlar, diş tedavileri ve diğer tıbbi müdahaleler sonrasında en sık karşılaşılan savunmalardan biri şudur:
“Bu bir doktor hatası değil, komplikasyondur.”
Peki gerçekten her olumsuz sonuç komplikasyon mudur?
Cevap: Hayır.
Türk hukukunda her başarısız tedavi veya her istenmeyen sonuç otomatik olarak komplikasyon kabul edilmez. Aynı şekilde her kötü sonuç da malpraktis anlamına gelmez. Önemli olan, meydana gelen zararın neden ortaya çıktığı ve hekimin tıbbi standartlara uygun davranıp davranmadığıdır.
Komplikasyon Nedir?
Komplikasyon, tıbbi müdahale doğru şekilde yapılmasına rağmen, tüm gerekli özen gösterilmiş olsa bile ortaya çıkabilen ve tıp dünyasında bilinen riskler arasında kabul edilen istenmeyen sonuçlardır.
Başka bir ifadeyle;
- hekim tıp kurallarına uygun davranmıştır,
- gerekli dikkat ve özeni göstermiştir,
- müdahale doğru şekilde yapılmıştır,
buna rağmen öngörülen risklerden biri gerçekleşmiştir.
Bu durumda ortaya çıkan sonuç komplikasyon olarak değerlendirilir ve kural olarak hekim yalnızca komplikasyon meydana geldiği için sorumlu tutulmaz.
Malpraktis Nedir?
Malpraktis ise, sağlık çalışanının tıbbi standartlara uygun davranmaması nedeniyle hastanın zarar görmesidir.
Bunun örnekleri şunlar olabilir:
- yanlış teşhis,
- yanlış tedavi yöntemi seçilmesi,
- ameliyat sırasında teknik hata yapılması,
- hastanın yeterince takip edilmemesi,
- komplikasyonun zamanında fark edilmemesi,
- gerekli tedbirlerin alınmaması,
- hastanın yeterince aydınlatılmaması.
Bu gibi durumlarda artık yalnızca komplikasyondan değil, malpraktisten söz edilebilir.
Her Komplikasyon Doktoru Sorumluluktan Kurtarır mı?
Hayır.
Bu, uygulamada en çok yanlış bilinen konulardan biridir.
Bir komplikasyon tıbben kaçınılmaz olabilir. Ancak komplikasyonun ortaya çıkmasından sonra gerekli müdahaleler zamanında yapılmazsa veya hasta yeterince takip edilmezse, başlangıçta komplikasyon olan durum sonradan malpraktise dönüşebilir.
Örneğin;
- gelişen kanamanın zamanında fark edilmemesi,
- enfeksiyon belirtilerinin dikkate alınmaması,
- sinir hasarına rağmen gerekli tedavinin geciktirilmesi,
gibi durumlarda hekimin sorumluluğu gündeme gelebilir. Bu durum hukukta komplikasyon yönetimi olarak adlandırılmaktadır.
Aydınlatılmış Onam Neden Bu Ayrımda Önemlidir?
Bir başka önemli nokta ise aydınlatılmış onamdır.
Hastaya;
- müdahalenin amacı,
- olası riskleri,
- komplikasyon ihtimali,
- alternatif tedavi seçenekleri
önceden anlatılmalı ve hastanın bilgilendirilmiş şekilde rızası alınmalıdır.
Yüksek yargı kararlarında da vurgulandığı üzere, komplikasyon meydana gelmiş olsa bile hastanın yeterince aydınlatıldığı ispat edilemiyorsa sağlık kuruluşunun hukuki sorumluluğu ayrıca değerlendirilmektedir.
Komplikasyon ile malpraktis aynı kavram değildir.
Bir tıbbi müdahalenin başarısız olması tek başına doktor hatası anlamına gelmez. Ancak aynı şekilde, sağlık kuruluşunun “bu sadece bir komplikasyondur” savunması da her zaman hukuken geçerli değildir.
Her olayda;
- tıbbi standartlara uyulup uyulmadığı,
- hastanın yeterince aydınlatılıp aydınlatılmadığı,
- komplikasyonun doğru yönetilip yönetilmediği,
- oluşan zararın önlenebilir olup olmadığı
ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Bu nedenle estetik ameliyatlar, diş tedavileri, saç ekimi, ortopedik müdahaleler ve diğer tüm tıbbi işlemler sonrasında ortaya çıkan olumsuz sonuçlarda, yalnızca “komplikasyon” denilerek hukuki sorumluluğun ortadan kalktığı söylenemez.
LegalMed Turkey Değerlendirmesi
Malpraktis ile komplikasyon arasındaki ayrım, sağlık hukukunun en teknik ve en çok tartışılan konularından biridir. Aynı tıbbi olay, dosyanın özelliklerine, tıbbi kayıtların içeriğine, bilirkişi raporlarına ve yüksek yargı içtihatlarına göre farklı hukuki sonuçlar doğurabilmektedir.
Bu nedenle yalnızca meydana gelen sonuca bakılarak bir olayın “komplikasyon” veya “malpraktis” olduğu söylenemez. Hastanın aydınlatılıp aydınlatılmadığı, tıbbi standartlara uyulup uyulmadığı, komplikasyonun zamanında fark edilip edilmediği ve gerekli müdahalelerin yapılıp yapılmadığı gibi birçok unsur birlikte değerlendirilmelidir.
Bu tür uyuşmazlıklarda hak kaybı yaşanmaması için, dosyanın sağlık hukuku alanında uzman avukatlar tarafından ve gerektiğinde alanında uzman hekimlerle birlikte değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Her olay kendi özellikleri içinde incelenmeli; tıbbi ve hukuki süreçler birlikte analiz edilerek doğru hukuki yol haritası belirlenmelidir.

Cevapla
Want to join the discussion?Feel free to contribute!