Estetik Amaçlı
Türkiye, Sağlık Turizminde Estetik Müdahalelerin Dünyadaki En Önemli Merkezlerinden Biridir
Son yıllarda Türkiye, özellikle estetik cerrahi, saç ekimi, estetik diş hekimliği, yüz gençleştirme uygulamaları, meme estetiği, rinoplasti (burun estetiği), vücut şekillendirme ve diğer kozmetik müdahaleler bakımından dünyanın en çok tercih edilen sağlık turizmi destinasyonlarından biri hâline gelmiştir. Her yıl yüz binlerce yabancı hasta, yüksek tıbbi standartlar, deneyimli hekimler ve ekonomik maliyet avantajı nedeniyle estetik operasyonlarını Türkiye’de yaptırmayı tercih etmektedir.
Türkiye’ye gelen hastaların en çok tercih ettikleri operasyonlar:
Yüz Estetiği:
Rinoplasti, facelift, boyun germe, göz kapağı estetiği, kaş kaldırma, kulak estetiği, çene estetiği, bişektomi.
Vücut Estetiği:
Liposuction, karın germe, BBL, kol germe, uyluk germe, body contouring.
Meme Estetiği:
Meme büyütme, küçültme, dikleştirme, jinekomasti.
Saç ve Diş Estetiği:
Saç ekimi, Hollywood Smile, zirkonyum kaplama, lamine veneer.
Ameliyatsız Estetik Uygulamalar:
Botoks, dolgu, ip askı ve diğer minimal invaziv uygulamalar.
Sağlık turizminin hızlı gelişmesi, ne yazık ki başarısız estetik operasyonlar, eksik bilgilendirme, yetersiz ameliyat sonrası takip ve hatalı tıbbi uygulamalardan kaynaklanan uyuşmazlıkların da önemli ölçüde artmasına neden olmuştur.
Estetik Operasyonlarda Yargıtay’ın Kabul Ettiği Hukuki Koruma Diğer Tıbbi Müdahalelerden Farklıdır
Türk hukukunda estetik amaçlı birçok müdahale, Yargıtay’ın uzun yıllardır istikrarlı şekilde uyguladığı içtihatlar doğrultusunda
eser sözleşmesi
kapsamında değerlendirilmektedir.
Bunun anlamı şudur:
Tedavi amaçlı tıbbi müdahalelerde doktorun temel yükümlülüğü gerekli tıbbi özeni göstermektir. Buna karşılık estetik operasyonlarda taraflar arasında belirli bir estetik sonucun elde edilmesi amaçlanmaktadır. Bu nedenle Yargıtay, estetik operasyonlarda hekimin yalnızca ameliyatı gerçekleştirmesini değil, taraflar arasında kararlaştırılan sonucun ayıpsız şekilde meydana getirilmesini de sözleşmenin temel unsurlarından biri olarak kabul etmektedir.
Nitekim Yargıtay kararlarında estetik operasyonlara ilişkin uyuşmazlıklarda;
- beklentinin karşılanması,
- kararlaştırılan sonucun elde edilmesi,
- güzel görünümün sağlanması,
- sadakat ve özen borcu,
- ayıpsız eser meydana getirme yükümlülüğü özellikle vurgulanmaktadır.
Bu nedenle estetik operasyonlardan kaynaklanan davalar, klasik tıbbi malpraktis davalarına kıyasla farklı hukuki esaslara göre değerlendirilmekte; uygun şartların bulunması halinde hastaların hak arama imkanı önemli ölçüde güçlenmektedir.
Doktor Hangi Durumlarda Hukuki Sorumluluktan Kurtulabilir?
Estetik operasyonlarda doktorun sorumluluğunun değerlendirilmesinde yalnızca ameliyatın teknik olarak doğru yapılmış olması yeterli değildir.
Doktorun;
- operasyon öncesinde hastayı ayrıntılı şekilde bilgilendirmesi,
- tüm önemli riskleri ve komplikasyon ihtimallerini açıklaması,
- alternatif tedavi yöntemleri hakkında bilgi vermesi,
- beklenen sonucun hangi durumlarda gerçekleşmeyebileceğini açıkça anlatması,
- hastanın bilinçli şekilde karar verebilmesini sağlaması,
- operasyonu tıp biliminin kabul ettiği kurallara uygun gerçekleştirmesi,
- operasyon sonrasındaki takip ve bakım sürecini de özenle yürütmesi gerekmektedir.
Özellikle operasyon öncesinde konuşulan estetik sonucun hangi şartlarda gerçekleşmeyebileceği, olağan risklerin neler olduğu ve bunların hastaya nasıl yansıyabileceği açık şekilde anlatılmadan alınan onam, hukuken tartışmalı hale gelebilmektedir.
Uygulamada ise birçok hasta, yaşadığı her olumsuz sonucun “komplikasyon” olduğu söylenerek hak aramaktan vazgeçirilmektedir. Oysa her komplikasyon doktorun sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Komplikasyon riskinin önceden usulüne uygun şekilde açıklanmaması, komplikasyonun zamanında fark edilmemesi veya uygun şekilde yönetilmemesi halinde doktorun hukuki sorumluluğu doğabilir.
Aydınlatılmış Onam Neden Bu Kadar Önemlidir?
Geçerli bir aydınlatılmış onam yalnızca imzalanmış bir formdan ibaret değildir.
Türk hukuku, Hasta Hakları Yönetmeliği, Anayasa Mahkemesi kararları ve Yargıtay içtihatları birlikte değerlendirildiğinde, geçerli bir aydınlatmanın;
- hastaya özgülenmiş olması,
- standart (matbu) belgelerden ibaret olmaması,
- müdahaleyi gerçekleştirecek doktor tarafından yapılması,
- hastanın anlayabileceği dilde gerçekleştirilmesi,
- müdahalenin kapsamını, risklerini, komplikasyonlarını ve alternatiflerini içermesi,
- hastaya değerlendirme yapabileceği makul bir süre tanınarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Özellikle estetik operasyonlarda bilgilendirmenin, ameliyat tarihinden en az 24 saat önce yapılarak hastanın baskı altında kalmadan karar verebilmesi büyük önem taşımaktadır.
Ne yazık ki uygulamada birçok sağlık kuruluşu, hastalara çok sayıda standart belge imzalatarak hukuki yükümlülüklerini yerine getirdiği izlenimi oluşturmaktadır. Oysa yalnızca belge imzalatılması, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiği anlamına gelmez.
Doktorun Sorumluluğu Ameliyat Sonrası da Devam Eder
Doktorun yükümlülüğü ameliyatın tamamlanmasıyla sona ermez.
Operasyon sonrası bakım (after-care), kontroller, komplikasyonların erken teşhisi, gerekli müdahalelerin yapılması ve hastanın doğru şekilde yönlendirilmesi de tedavi sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Özellikle enfeksiyon, hematom, nekroz, yara iyileşme problemleri veya diğer komplikasyonların zamanında değerlendirilmemesi, hastanın yalnız bırakılması veya gerekli tıbbi müdahalelerin geciktirilmesi halinde doktor ve diğer sorumlular bakımından ayrıca tazminat sorumluluğu doğabilir.
Hatalı Estetik Operasyonlardan Kimler Sorumlu Olabilir?
Her olayın özelliklerine göre sorumlular değişebilmektedir.
Somut olayın niteliğine göre;
- Operasyonu gerçekleştiren doktor,
- Özel hastane,
- Tıp merkezi veya klinik,
- Organizasyonu üstlenen sağlık kuruluşu,
- Doktorun mesleki sorumluluk sigortası hukuki sorumluluk altında bulunabilir.
Özellikle bazı estetik operasyonlarda doktorların yalnızca ameliyat için hastane veya ameliyathane kiraladığı uygulamalarla karşılaşılmaktadır. Bu gibi durumlarda sorumluluğun hangi kişi veya kuruma ait olduğu her dosyada sözleşmeler, organizasyon yapısı ve fiili çalışma ilişkisi dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmektedir.
Hangi Tazminatlar Talep Edilebilir?
Estetik operasyonlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda somut olayın özelliklerine göre;
- Operasyon ücretinin iadesi,
- Revizyon ameliyatı giderleri,
- Tedavi ve hastane masrafları,
- İlaç giderleri,
- Ulaşım ve konaklama giderleri,
- Refakatçi ve bakıcı giderleri,
- Geçici iş göremezlik zararları,
- Kalıcı iş gücü kaybı (efor kaybı) tazminatı,
- Kazanç kaybı,
- Ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı,
- Manevi tazminat talep edilebilir.
Kalıcı iş gücü kaybı (efor kaybı) tazminatı; hatalı operasyon sonucunda kişinin mesleğini veya günlük yaşamını sürdürebilmek için eskisine göre daha fazla fiziksel veya zihinsel çaba harcamak zorunda kalması nedeniyle talep edilen maddi tazminattır. Bu tazminatın talep edilebilmesi için mutlaka ücretli bir işte çalışıyor olmak gerekmez. Kalıcı fonksiyon kaybına uğrayan ev hanımları da, günlük yaşam faaliyetlerini yerine getirirken daha fazla efor harcamak zorunda kalmaları nedeniyle uygun şartların bulunması halinde bu tazminatı talep edebilirler.
Tazminat Hangi Para Birimine ve Hangi Ülkenin Ekonomik Koşullarına Göre Hesaplanır?
Türk Hukukundaki temel prensip, mağdurun yaşadığı ülkenin koşullarına ve para birimine göre tazminatın belirlenmesi yönündedir. Örnek olarak, estetik operasyon mağduru kişi, yaşamını Almanya’da sürdürüyor ise, maddi tazminatı Euro para birimi cinsinden isteyebilir.
Özellikle sürekli iş gücü kaybı, destekten yoksun kalma veya benzeri maddi zararların hesaplanmasında; mağdurun yaşadığı ülke, gelir düzeyi, çalışma hayatı, yaşam beklentisi ve ekonomik koşulları önem taşımaktadır. Bu nedenle Almanya’da yaşayan bir kişi ile Türkiye’de yaşayan bir kişinin maddi zarar hesabı aynı şekilde yapılmamaktadır.
LegalMed Turkey olarak uluslararası sağlık hukuku alanındaki deneyimimiz sayesinde, müvekkillerimizin zararlarını yaşadıkları ülkenin ekonomik ve sosyal koşullarını da dikkate alarak ayrıntılı biçimde değerlendiriyor; gerektiğinde aktüerya uzmanları ve bilirkişilerle birlikte çalışarak hak kaybı yaşanmaması için süreci titizlikle yürütüyoruz.
Manevi Tazminat Hangi Durumlarda Talep Edilebilir?
Estetik operasyonlardan sonra yalnızca bedensel zararlar değil, ruhsal ve psikolojik zararlar da ortaya çıkabilmektedir. Başarısız bir estetik müdahale nedeniyle kişinin dış görünüşünde meydana gelen olumsuz değişiklikler; özgüven kaybına, sosyal hayattan uzaklaşmaya, depresyona, kaygı bozukluğuna, mesleki ve aile yaşamında sorunlara yol açabilmektedir.
Türk hukukunda, kişilik haklarının ihlal edilmesi ve kişinin bedensel veya ruhsal bütünlüğünün zarar görmesi halinde manevi tazminat talep edilmesi mümkündür. Özellikle estetik operasyonlarda hastanın beklentisinin karşılanmaması, yüz veya vücudunda kalıcı deformasyon oluşması, sürekli ağrı çekmesi, nefes alma gibi temel fonksiyonlarının bozulması veya günlük yaşam kalitesinin önemli ölçüde düşmesi, manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde dikkate alınan başlıca unsurlar arasındadır.
Mahkeme, manevi tazminat miktarını belirlerken; meydana gelen bedensel zararları, estetik bozukluğun derecesini, hastanın yaşı, mesleği ve sosyal yaşamı üzerindeki etkilerini, operasyon öncesi ve sonrasındaki süreçte doktorun kusurunu ve olayın tüm özelliklerini birlikte değerlendirir.
Her olayın koşulları farklı olduğundan manevi tazminatın miktarı önceden kesin olarak belirlenemez. Ancak özellikle yüz bölgesinde kalıcı iz, asimetri, sinir hasarı, mimik kaybı, nefes alma güçlüğü, kalıcı ağrı veya benzeri yaşam kalitesini etkileyen sonuçlar ile bunların neden olduğu psikolojik ve sosyal sorunlar, uygun şartların bulunması halinde önemli miktarda manevi tazminat talebine konu olabilmektedir.
Aşağıda estetik amaçlı estetik müdahalelere ilişkin müvekkillerimiz tarafından en sık yöneltilen soruları ve cevaplarını bulabilirsiniz:
Estetik ameliyatım başarısız oldu veya istediğim sonucu alamadım, sonuçtan memnun değilim. Dava açabilir miyim?
Evet. Türk hukukunda estetik amaçlı birçok operasyon, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları doğrultusunda eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmektedir. Bunun sonucu olarak doktorun garanti sonucu garanti yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu nedenle estetik operasyonlarda yalnızca ameliyatın yapılmış olması değil, hastanın beklentisini karşılaması, istenilen ve kararlaştırılan amaca uygun güzel görünüm sağlanması, hastaya vaat edilen estetik sonucun elde edilmesi de önem taşır. Operasyon sonucunda beklenen görünümün sağlanmaması, sözleşmede kararlaştırılan sonucun elde edilememesi veya tıbbi standartlara aykırı bir uygulamanın bulunması hâlinde, somut olayın özelliklerine göre maddi ve manevi tazminat talep edilmesi mümkün olabilir.
Başarısız estetik müdahaleden kimler sorumludur? Kimlerden tazminat talep edebilirim?
Başarısız estetik müdahale nedeniyle;
- Estetik müdahaleyi yapan doktor,
- Doktor eğer bir kliniğe veya hastaneye bağlı ise; klinik veya hastane,
- Doktorun mesleki risk sigortası,
- Klinik/Hastanenin işletme sigortası; hastaya karşı sorumludur.
Bazı durumlarda, estetik müdahaleyi yapan doktor, operasyon için kendi kliniği dışında bir hastanenin ameliyathanesini ve hasta odasını kiralayabilir. Bu durumda, hastane prensip olarak estetik müdahaleden sorumlu değildir. Fakat; doktora yardımcı olan hemşireler ve diğer sağlık personeli hastane çalışanı ise, bu kişilerin kusurlarından hastane sorumludur. Aynı şekilde hastanenin fiziki koşullarında (hijyen vs.) bir eksiklik varsa ve bunlardan dolayı hasta zarara uğradıysa, bu durumda da hastanenin sorumluluğundan söz edilebilir.
Ameliyat öncesinde onam formu ve birçok belge imzaladım. Yine de dava açabilir miyim?
Evet. Uygulamada, doktor, hastane/klinikler, tazminat talep etmek isteyen hastalara sürekli olarak, birçok evrak imzalatmaları sebebiyle dava açamayacaklarını belirtmekte ve hastaları caydırmaya çalışmaktadırlar. Ancak; gerçek durum böyle değildir.
Ameliyat öncesinde imzalanan aydınlatılmış onam formu ve diğer belgeler tek başına doktorun sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Hukuken önemli olan; müdahalenin kapsamı, riskleri, alternatif tedavi yöntemleri, komplikasyon ihtimali ve olası sonuçlar hakkında hastanın açık, anlaşılır ve yeterli şekilde bilgilendirilmiş olmasıdır. Uygulamada birçok hastaya standart belgeler kısa sürede imzalatılmakta, ancak hukuken gerekli aydınlatma yükümlülüğü tam olarak yerine getirilmemektedir. Bu nedenle belge imzalamış olmanız dava açamayacağınız anlamına gelmez.
Standart (matbu) onam formları geçerli midir?
Hayır. Aydınlatılmış onamın hastaya özgü hazırlanması, hastanın sağlık geçmişini dikkate alması ve uygulanacak müdahaleye ilişkin yeterli bilgi içermesi gerekir. Sadece standart formların imzalatılması veya kişiye özel olmayan belgelerin kullanılması, tek başına hukuken yeterli kabul edilmez. Bu durumda tazminat talep etme hakkınız doğabilir.
Onam/Aydınlatma Formunu ne zaman imzalandığım önemli mi?
Evet oldukça önemlidir. Hastanın ameliyat veya tedaviye ilişkin olarak bilgilendirilmesi gereken hususların, işlemden en az 24 saat önce açıklanması gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi de 04.07.2019 tarihli, 2015/2536 başvuru numaralı kararında, bilgilendirme ile tıbbi müdahale arasında, hastanın sağlıklı kanaat geliştirebilmesine imkan tanıyacak uygun zaman aralığının bulunması gerektiğini vurgulamıştır.
Operasyon bedelini nakit ödedim. Karşı taraftan oerasyon bedelini talep ederken herhangi bir problem yaşar mıyım?
Operasyon bedelinin nakit, havale, kredi kartıyla ödenmesinde herhangi bir problem bulunmamaktadır. Operasyon bedeli gerek yazışmalardan gerekse rayiç bedelden tespit edilebilmektedir.
Operasyon öncesinde, doktor yerine hasta danışmanı tarafından bilgilendirildim. Bu bilgilendirme geçerli mi?
Hayır. İlgili kanun ve yönetmelikler (Hasta Hakları Avrupa Statüsü, Hasta Hakları Yönetmeliği, Avrupa Biyotıp Sözleşmesi, Hekimlik Meslek Etiği Kuralları, TTB Aydınlatılmış Onam Bildirgesi gereği, tıbbi müdahaleye ilişkin bilgilendirmenin, müdahaleyi gerçekleştirecek hekim tarafından yapılması gerekir. Hekim tarafından yapılmayan bilgilendirme veya aydınlatma hukuken geçerli değildir. Bu durumda tazminat talep etme hakkınız doğabilir.
Operasyon öncesinde bana imzalatılan belgeler ve estetik operasyona ilişkin doktor raporları, hastane kayıtları bana verilmedi. Bu şekilde dava açarsam hakkımı ispatlayamayacağımı söylediler. Bu doğru mu?
Hayır. Türk Hukukuna göre, operasyon öncesi ve sonrası tıbbi kayıtların bir nüshası hastaya verilmek zorundadır. Kayıt tutma yükümlülüğü doktor, hastane/kliniğe aittir.
Uygulamada ise, birçok hastaya, imzaladıkları aydınlatılmış onamların örnekleri, doktor raporları, ameliyat raporları ve epikrizler teslim edilmemektedir. Bazı sağlık kuruluşları ise, daha da ileri giderek, bu belgelerin hastada bulunmaması nedeniyle, hastanın dava açamayacağını, hak iddia edemeyeceğini hastaya söylemektedir. Bu asla kabul edilemez.
Türk Hukukuna göre, hastanın kayıt tutma zorunluluğu olmadığı gibi, tıbbi uygulamaya ilişkin kayıtların eksiksiz tutulduğunu, tıbbi uygulamanın hukuka ve tıp kurallarına uygun yapıldığının ispatı doktor ve hastane/kliniğe aittir. Bun kişiler, size ait kayıtları mahkemeye sunamazlarsa, tıbbi müdahale ve aydınlatmaya ilişkin süreci doğru yönettiklerini kanıtlayamazlar. Bu durumda tazminat talep etme hakkınız doğabilecektir.
Operasyon öncesinde, bana yapılan yabancı dilde bilgilendirme geçerli mi?
Hayır. Operasyon öncesinde hastaya, tıbbi müdahaleye ilişkin tüm riskler anlatılırken, bu risklerin hasta tarafından açık ve net bir şekilde anlaşılması gerekir. Bu nedenle aydınlatmanın hastanın talep ettiği dilde yapılması gerekir. Aydınlatmanın hastanın anladığı dilde ve hukuka uygun yapılmasını sağlamak doktor, hastane/kliniğin sorumluluğundadır. Aksi halde yapılan aydınlatma hukuka aykırı olur. Bu durumda tazminat talep etme hakkınız doğabilir.
Doktor bana operasyonun tüm risklerini ve operasyon sonrası süreci anlatmak zorunda mıdır?
Evet. Özellikle estetik operasyonlarda doktor; operasyonun riskleri, komplikasyon ihtimali, revizyon ameliyatı gerekip gerekmediği, iyileşme süreci ve beklenen sonuç hakkında hastayı ayrıntılı şekilde bilgilendirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, tek başına hukuki sorumluluk doğurabilir.
Daha önce geçirdiğim estetik ameliyatların dikkate alınmaması doktor hatası sayılır mı?
Evet. Özellikle estetik operasyonlarda, ameliyat yapılacak bölge veya uzuvda daha önceden bir tıbbi müdahalede bulunulduysa, ameliyatın başarı şansı önemli ölçüde düşmektedir. Bu nedenle, hastaya, yapılacak bu yeni müdahalenin başarı şansının ne ölçüde düştüğü açık bir şekilde bildirilmelidir. Bu bilgilendirme eksikliği, müdahaleyi yapan doktorun tazminat sorumluluğuna yol açabilir.
Doktor yaşadığım sorunun sadece "komplikasyon" olduğunu söylüyor. Bu durumda hak talep edemez miyim?
Hayır. Tecrübelerimizden yola çıkarak belirtmek isteriz ki, doktor ve klinikler, operasyon sonrası pek çok hastaya yaşadığı olumsuzlukların komplikasyon olduğunu belirtmektedirler. Buradaki amaç, hasta ne kadar acı çekerse çeksin, hastayı hak aramasından veya dava açmasından caydırmaktadır. Ancak; operasyon sonrası ortaya çıkan olumsuzlukların salt olarak komplikasyon olarak değerlendirilmesi, hastanın tazminat talep edemeyeceği anlamına gelmez.
Komplikasyon risklerinin operasyon öncesinde usulüne uygun şekilde anlatılması, komplikasyon gelişmesi halinde gerekli tıbbi müdahalelerin zamanında yapılması ve hastanın uygun şekilde takip edilmesi gerekir. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde hukuki sorumluluk doğabilir. Bu nedenle “komplikasyon olduğu için dava açılamaz” şeklindeki genel değerlendirmeler doğru değildir.
Operasyon sonrası bakım ve takip de doktorun sorumluluğunda mıdır?
Evet. Doktorun sorumluluğu yalnızca ameliyatı gerçekleştirmekten ibaret değildir. Operasyon sonrasındaki kontroller, bakım, komplikasyonların yönetimi, gerekli uyarıların yapılması ve hastanın uygun şekilde takip edilmesi de tedavi sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bunların yapılmaması da hukuken malpraktis sayılır ve tazminat talep etme hakkınız doğabilir.
Ameliyat sonrası enfeksiyon, hematom veya nekroz gelişmesi her zaman doktor hatası anlamına gelir mi?
Hayır. Her enfeksiyon veya komplikasyon doğrudan doktor hatası olarak değerlendirilemez. Ancak sterilizasyon kurallarına uyulmaması, gerekli kontrollerin yapılmaması, komplikasyonların zamanında teşhis edilmemesi veya uygun şekilde tedavi edilmemesi halinde doktor veya sağlık kuruluşunun hukuki sorumluluğu gündeme gelebilir.
Doktor vaat ettiği estetik sonucu gerçekleştirmezse sorumlu olur mu?
Evet. Özellikle estetik operasyonlarda ameliyat öncesinde vaat edilen görünüm, yazışmalar, simülasyonlar, fotoğraflar ve tarafların anlaşmaları birlikte değerlendirilir. Kararlaştırılan sonucun elde edilememesi, eser sözleşmesine aykırılık kapsamında değerlendirilebilir.
Ameliyat öncesinde gösterilen dijital simülasyon veya örnek fotoğraflar hukuken önem taşır mı?
Evet. Operasyon öncesinde hastaya gösterilen dijital simülasyonlar, örnek fotoğraflar, yazışmalar ve vaat edilen sonuçlar, taraflar arasında kararlaştırılan estetik sonucun belirlenmesinde önemli delillerden biri olabilir.
Hatalı estetik operasyon nedeniyle hangi tazminatları talep edebilirim?
Somut olayın özelliklerine göre;
- Operasyon ücretinin iadesi,
- Revizyon ameliyatı giderleri,
- Tedavi, hastane ve ilaç giderleri,
- Yol, konaklama, refakatçi ve bakıcı giderleri,
- Geçici iş gücü kaybı tazminatı,
ve bunların yanında eğer şartları varsa ve kalıcı bir fiziksel/ruhsal maluliyet oluştuysa,
- Kalıcı iş gücü kaybı (efor) tazminatı,
- Kazanç kaybı tazminatı,
- Ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı,
- Manevi tazminat talep edilebilir.
Hangi durumlarda kalıcı iş gücü kaybı (efor kaybı) tazminatı talep edebilirim?
Somut olayın özelliklerine göre;
- Operasyon ücretinin iadesi,
- Revizyon ameliyatı giderleri,
- Tedavi, hastane ve ilaç giderleri,
- Yol, konaklama, refakatçi ve bakıcı giderleri,
- Geçici iş gücü kaybı tazminatı,
ve bunların yanında eğer şartları varsa ve kalıcı bir fiziksel/ruhsal maluliyet oluştuysa,
- Kalıcı iş gücü kaybı (efor) tazminatı,
- Kazanç kaybı tazminatı,
- Ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı,
- Manevi tazminat talep edilebilir.
Tazminat Talebimi Türk Lirası üzerinden talep etmek zorunda mıyım? Euro/Dolar para birimi üzerinden tazminat talep edebilir miyim?
Yurtdışında yaşayan kişiler, hangi ülke vatandaşı oldukları fark etmeksizin, yaşadıkları ülkenin para birimi üzerinden tazminat talep edebilirler. Mesela, Almanya’da yaşayan bir kişi, maddi ve manevi zararını, Türkiye’de açacağı bir davada Euro para birimi cinsinden talep edebilir. Detaylar için bize başvurunuz.
Revizyon ameliyatı olmadan önce dava açabilir miyim?
Evet. Ancak revizyon ameliyatı yapılmadan önce mevcut sağlık durumunun fotoğraflar, tıbbi kayıtlar ve mümkünse uzman görüşü ile belgelenmesi büyük önem taşır. Ayrıca ileride yapılması gereken revizyon ameliyatının makul maliyeti de uygun şartların bulunması hâlinde tazminat kapsamında talep edilebilir.
Saç ekimi, liposuction, botoks, dolgu, lazer uygulamaları ve estetik diş tedavileri de aynı hukuki kurallara tabi midir?
Evet. Saç ekimi, liposuction, botoks, dolgu, lazer uygulamaları ve estetik diş tedavileri gibi estetik amaçlı işlemler de eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilebilir. Başarısız sonuçlar veya tıbbi standartlara aykırı uygulamalar nedeniyle hukuki sorumluluk doğması mümkündür.
Estetik ameliyat davalarında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Eser sözleşmesine dayanan taleplerde ayıplı işlere ilişkin zamanaşımı süresi kural olarak 2 yıldır. Bununla birlikte, yüklenicinin ağır kusurunun bulunduğu hâllerde Türk Borçlar Kanunu, hastayı daha güçlü koruyarak zamanaşımı süresini 20 yıla kadar uzatmaktadır. Bu nedenle estetik operasyonlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda, ağır kusur iddiasının bulunup bulunmadığı zamanaşımı bakımından da büyük önem taşımaktadır.
Ağır kusur değerlendirmesi, yalnızca davanın esasını değil, hak arama sürenizi de doğrudan etkileyebilir. Dosyanızda ağır kusur iddiasının ileri sürülüp sürülemeyeceğinin uzman bir avukat tarafından değerlendirilmesi, zamanaşımı nedeniyle hak kaybı yaşamanızı önleyebilir.
Doktorun uzmanlık alanı dışında estetik müdahalede bulunması hukuki sorumluluk doğurur mu?
Evet. Hekimin uzmanlık alanı dışında gerçekleştirdiği müdahaleler, tıbbi standartlara aykırılık ve kusur değerlendirmesinde önemli bir unsur olarak dikkate alınabilir. Her olay bilirkişi raporları ve tıbbi veriler ışığında ayrıca değerlendirilmektedir.
Ameliyattan yıllar sonra ortaya çıkan zararlar için dava açabilir miyim?
Evet. Hekimin uzmanlık alanı dışında gerçekleştirdiği müdahaleler, tıbbi standartlara aykırılık ve kusur değerlendirmesinde önemli bir unsur olarak dikkate alınabilir. Her olay bilirkişi raporları ve tıbbi veriler ışığında ayrıca değerlendirilmektedir.
Başarısız estetik operasyon nedeniyle manevi tazminat talep edebilir miyim?
Evet. Başarısız estetik operasyon nedeniyle yaşanan fiziksel ve psikolojik zararlar, özgüven kaybı, sosyal yaşamın olumsuz etkilenmesi ve yaşam kalitesindeki düşüş uygun şartların bulunması halinde manevi tazminat kapsamında değerlendirilebilir.
Türkiye’de estetik operasyon mağduru yabancı hastalar dava açabilir mi?
Evet. Türkiye’de estetik operasyon veya diğer tıbbi müdahaleler nedeniyle zarar gören yabancı hastalar da Türk hukuku kapsamında doktor, klinik veya hastane aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açabilirler. LegalMed Turkey olarak tıbbi kayıtların temininden zorunlu arabuluculuk sürecine, dava takibinden tazminatın tahsiline kadar tüm hukuki süreci Almanca, İngilizce ve Türkçe dillerinde müvekkillerimiz adına yürütmekteyiz.
Türkiye’de dava açmak ve duruşmalara katılmak için şahsen gelmem gerekiyor mu?
Hayır. Türkiye’de açılan davalarda müvekkillerimizi avukat olarak biz temsil ediyor ve duruşmalara sizin adınıza katılıyoruz. Bu nedenle yargılama sürecinin büyük bölümünü bulunduğunuz ülkeden takip edebilirsiniz. Ancak mahkemenin istisnai olarak şahsen dinlenmenize karar vermesi gibi özel durumlar ortaya çıkarsa, bu hususta tarafınıza önceden ayrıntılı bilgi verilir.
Dava sürecinde Türkiye’ye muayene için gelmem gerekir mi?
Bazı durumlarda evet. Estetik operasyonlarda, mahkeme bilirkişiler aracılığı ile yapılan estetik müdahalenin tıbben uygun olup olmadığını denetlemek ister. Bunun yanında, estetik operasyonlardan kaynaklanan efor kaybı olması halinde mahkeme, maluliyet oranının veya kalıcı sağlık zararının belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu veya yetkili sağlık kuruluşlarında muayene yapılmasına karar verebilir. Bu durumda, müvekkillerimizin Türkiye’ye bir defaya mahsus olmak üzere gelmeleri gerekebilir.
Ancak her dosyada fiziksel muayene zorunlu değildir. Somut olayın özelliklerine göre, bulunduğunuz ülkede düzenlenen sağlık kurulu raporları, uzman hekim raporları veya diğer tıbbi belgeler yeterli görülebilir. Muayenenin gerekip gerekmediğine nihai olarak mahkeme karar verir. Ayrıca, hukuki koruma sigortası (Rechtsschutzversicherung) bulunan müvekkillerimiz bakımından, muayene ve buna bağlı seyahat giderleri çoğu durumda sigorta teminatı kapsamında karşılanabilmektedir. Bununla birlikte, masrafların kapsamı her dosyada ilgili sigorta poliçesi çerçevesinde ayrıca değerlendirilmektedir.
