Aquafilling mağdurları Türkiye’de hangi haklara sahiptir? Estetik operasyonlarda başarı taahhüdü, tazminat hakkı ve hekim sorumluluğu
Son yıllarda Aquafilling uygulamaları, özellikle meme ve kalça büyütme amacıyla tercih edilen estetik işlemler arasında önemli bir yer edinmiştir. Cerrahi bir operasyon gerektirmemesi, kısa sürede uygulanabilmesi ve doğal bir görünüm vaat etmesi nedeniyle birçok kişi tarafından tercih edilmiştir.
Ancak aradan geçen yıllar içerisinde Aquafilling uygulaması yaptıran çok sayıda kişide ciddi sağlık problemleri ortaya çıkmış; bu durum hem tıp dünyasında hem de hukuk alanında önemli tartışmaları beraberinde getirmiştir.
Özellikle son dönemde sosyal medya platformlarında birçok fenomen ve içerik üreticisi, Aquafilling uygulaması sonrasında yaşadıkları sağlık sorunlarını kamuoyu ile paylaşmaktadır. Bazı kişiler dolgunun vücut içerisinde yer değiştirdiğini, bazıları kronik enfeksiyonlar yaşadığını, bazıları ise dolgu maddesinin çıkarılabilmesi için birden fazla ameliyat geçirmek zorunda kaldığını ifade etmektedir.
Bu paylaşımlar sayesinde Aquafilling uygulamasının yalnızca estetik bir tercih olmadığı, uzun yıllar sonra dahi ciddi sağlık problemlerine neden olabileceği yönündeki farkındalık önemli ölçüde artmıştır.
LegalMed Turkey olarak son yıllarda özellikle Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesinden Aquafilling mağdurlarının hukuki danışmanlık talepleriyle karşılaşıyoruz. Başvuran kişilerin büyük bölümü benzer soruları yöneltmektedir:
- Aquafilling nedeniyle yaşadığım sağlık sorunları için dava açabilir miyim?
- Operasyonu yaptırdığım ücreti geri alabilir miyim?
- Daha sonra olmak zorunda kaldığım ameliyatların masraflarını talep edebilir miyim?
- Sonuçtan memnun kalmadığım için de tazminat isteyebilir miyim?
- Operasyonun üzerinden yıllar geçti. Hâlâ dava açma hakkım var mı?
Bu soruların cevabı, her somut olayın özelliklerine göre değişmekle birlikte, Türk Hukuku Aquafilling mağdurlarına birçok önemli hak tanımaktadır.
Bu yazımızda Aquafilling uygulamasının hukuki boyutunu, estetik operasyonlarda hekimin sorumluluğunu, başarı taahhüdünü ve Aquafilling mağdurlarının hangi tazminatları talep edebileceğini ayrıntılı olarak ele alacağız.
Aquafilling Nedir?
Aquafilling; özellikle meme büyütme, kalça büyütme ve bazı durumlarda vücudun farklı bölgelerinin şekillendirilmesi amacıyla kullanılan dolgu maddelerinden biridir.
Burada özellikle üzerinde durulması gereken nokta şudur:
Aquafilling bir hastalığın tedavisi amacıyla uygulanmamaktadır.
Tam tersine, bu uygulamanın temel amacı kişinin dış görünüşünü değiştirmek, estetik görünümünü iyileştirmek ve kişinin kendisini daha güzel hissetmesini sağlamaktır.
İşte bu husus, Aquafilling uygulamasını hukuki açıdan diğer birçok tıbbi müdahaleden ayırmaktadır.
Çünkü Türk Hukuku’nda tedavi amacıyla yapılan tıbbi müdahaleler ile yalnızca estetik görünümün iyileştirilmesi amacıyla yapılan işlemler aynı şekilde değerlendirilmemektedir.
Bir hastanın yaşamını kurtarmaya veya mevcut bir hastalığı tedavi etmeye yönelik ameliyatlarda doktorun temel yükümlülüğü, tıp biliminin gereklerine uygun hareket etmektir. Buna karşılık estetik amaçlı operasyonlarda hasta, yalnızca tıbbi bir müdahale değil, aynı zamanda belirli bir estetik sonucun elde edilmesini beklemektedir.
Aquafilling uygulamasını tercih eden kişiler de sağlıklarını korumak amacıyla değil, daha estetik bir görünüme kavuşmak amacıyla bu işlemi yaptırmaktadır.
Dolayısıyla Aquafilling uygulamalarında hukuki değerlendirme yapılırken yalnızca sağlık açısından ortaya çıkan zararlar değil, estetik beklentinin karşılanıp karşılanmadığı da büyük önem taşımaktadır.
Aquafilling Neden Son Dönemde Yeniden Gündeme Geldi?
Aquafilling uygulamalarına ilişkin şikâyetler aslında yeni değildir. Ancak son yıllarda özellikle sosyal medya sayesinde çok sayıda mağdur yaşadığı süreci kamuoyu ile paylaşmaya başlamıştır.
Bugün YouTube, Instagram ve TikTok gibi platformlarda Aquafilling uygulaması sonrasında yaşanan komplikasyonlara ilişkin çok sayıda deneyim videosuna ulaşmak mümkündür. Birçok kişi, uygulamanın ardından yıllar sonra ortaya çıkan sağlık sorunlarını, geçirdiği ameliyatları ve yaşadığı psikolojik süreci ayrıntılı şekilde anlatmaktadır.
Bu gelişmeler, Aquafilling yaptırmış ancak henüz herhangi bir şikâyeti bulunmayan birçok kişinin de endişelenmesine neden olmuş; aynı zamanda sağlık problemi yaşayan mağdurların hukuki haklarını araştırmalarını hızlandırmıştır.
Ancak burada önemli bir noktayı özellikle belirtmek gerekir.
Her Aquafilling uygulaması otomatik olarak hekimin kusurlu olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde her komplikasyon da tek başına tazminat hakkı doğurmaz.
Bununla birlikte, estetik amaçlı bir işlem söz konusu olduğunda hekimin aydınlatma yükümlülüğü ve bu kapsamda Aquafilling uygulamasına ilişkin riskleri hastaya bilgilendirme zorunluluğu, hekimin kullandığı ürün hakkında bilgilendirme yükümlülüğü, uygun ürün seçme sorumluluğu ve hastaya vaat edilen estetik sonucun gerçekleşip gerçekleşmediği Türk Hukuku bakımından ayrı ayrı değerlendirilmektedir.
İşte bu nedenle Aquafilling uygulamalarından kaynaklanan uyuşmazlıklar, klasik tıbbi malpraktis davalarından farklı hukuki özellikler taşımaktadır.
Aquafilling Bir Estetik Müdahaledir ve Bu Durum Hukuki Sorumluluğu Değiştirir
Aquafilling uygulamaları çoğu zaman “dolgu işlemi” veya “basit estetik uygulama” olarak tanıtılsa da, hukuki açıdan değerlendirildiğinde bu işlemin amacı büyük önem taşımaktadır.
Çünkü Aquafilling uygulamasının temel amacı herhangi bir hastalığı tedavi etmek değildir.
Aksine, bu işlem tamamen kişinin fiziksel görünümünü değiştirmek, meme veya kalçaya hacim kazandırmak ve estetik görünümü iyileştirmek amacıyla yapılmaktadır.
İşte bu nedenle Aquafilling, Türk Hukuku bakımından estetik amaçlı tıbbi müdahaleler arasında değerlendirilmektedir.
Bu ayrım yalnızca teorik bir ayrım değildir. Aynı zamanda hekimin hukuki sorumluluğunu da doğrudan etkilemektedir.
Tedavi amaçlı gerçekleştirilen tıbbi müdahalelerde doktorun temel yükümlülüğü, tıp biliminin kabul ettiği kurallara uygun şekilde hareket etmektir. Buna karşılık estetik amaçlı müdahalelerde hasta, yalnızca tıbbi bir uygulama satın almamaktadır.
Hasta aynı zamanda daha estetik, daha güzel ve kendisini memnun edecek bir görünüm elde etmeyi beklemektedir.
Bu nedenle estetik operasyonlarda hukuki değerlendirme yapılırken yalnızca operasyonun teknik olarak doğru uygulanıp uygulanmadığı değil, hastaya vaat edilen estetik sonucun gerçekleşip gerçekleşmediği de önem taşımaktadır.
Aquafilling uygulamalarını diğer birçok tıbbi müdahaleden ayıran temel nokta da budur.
Aquafilling Uygulamalarında Başarı Beklentisi Neden Bu Kadar Önemlidir?
Bir kişi Aquafilling yaptırmaya karar verdiğinde bunun sebebi sağlık değildir.
Hasta;
- daha dolgun bir meme görünümü,
- daha belirgin kalça konturu,
- daha estetik bir vücut görünümü
elde etmek istemektedir.
Yani işlem tamamen güzelleşme amacıyla yapılmaktadır.
Hastanın operasyona onay vermesindeki temel sebep, görünümünün iyileştirileceğine olan inancıdır.
Dolayısıyla operasyon sonrasında;
- estetik sonucun elde edilememesi,
- görünümün beklenenden kötü olması,
- vücutta deformasyon oluşması,
- asimetri meydana gelmesi,
- dolgu maddesinin yer değiştirmesi,
- yeniden ameliyat ihtiyacının ortaya çıkması
yalnızca tıbbi açıdan değil, hukuki açıdan da önem taşımaktadır.
Çünkü hasta, estetik görünümünü iyileştirmek amacıyla yaptırdığı işlem sonunda tam tersine daha kötü bir görünümle karşılaşabilmektedir.
Aquafilling Öncesinde Hekimin Aydınlatma Yükümlülüğü Bulunmaktadır
Her estetik operasyonda olduğu gibi Aquafilling uygulamasında da hekimin en önemli yükümlülüklerinden biri hastayı yeterli şekilde aydınlatmaktır.
Bu aydınlatma yalnızca standart bir onam formunun imzalatılması anlamına gelmez.
Hasta;
- uygulanacak ürünün özellikleri,
- ürünün içerdiği maddeler,
- uygulamanın riskleri,
- ortaya çıkabilecek komplikasyonlar,
- alternatif tedavi yöntemleri,
- operasyon sonrasında ihtiyaç duyulabilecek ek müdahaleler
konusunda anlayabileceği şekilde bilgilendirilmelidir.
Özellikle yurtdışından Türkiye’ye gelen sağlık turistleri bakımından bu yükümlülük daha da önem kazanmaktadır.
Çünkü birçok yabancı hasta Türkçe bilmemektedir.
Bu nedenle hastanın gerçekten anlayabileceği dilde bilgilendirilmesi ve hukuken geçerli bir aydınlatılmış onamın alınması gerekmektedir.
Sadece önüne yabancı dilde hazırlanmış standart belgelerin konulması veya içeriği açıklanmadan imza alınması tek başına yeterli değildir.
Aydınlatılmış onamın geçerli ve yeterli olabilmesi için, öncelikle Aquafilling işlemini uygulayacak hekim tarafından yapılması zorunludur. Bunun yanında, her hastaya imzalatılan standart belgelerin de bir geçerliliği yoktur. Her hastaya özel belgelerin düzenlenmesi gerekmektedir. Çünkü; işlemi yaptıracak her kişi aynı sağlık koşullarına ve vücut yapısına sahip değildir. Tüm bunların yanında Aquafilling işlemine ilişkin riskler, uygulamadan hemen önce hastaya anlatılmamalıdır. Hastaya düşünecek makul bir süre verilmelidir.
Uygulamada ise, bazı istisnalar dışında, bu açıklamalarımızın aksine, aydınlatma işlemenin tamamıyla hatalı yapıldığını görmekteyiz. Uygulamada hastalara, işlemin hemen öncesinde, düşünme zamanı verilmeden, hiçbir şekilde tıbbi veya estetik işlemin riskleri anlatılmadan, sekreterya veya sağlık personeli tarafından, standart formlarda hazırlanmış belgeler imzalatılmaktadır. Bu imzalatılan belgeler, aydınlatılmış onam sayılamazlar; bir geçerlilikleri yoktur. Tabii ki, her somut olayı ayrı ayrı değerlendirmek gerektiği için, belgelerin geçerli veya geçersiz olduğunu anlamak için avukatınıza danışmanız, ilerideki hukuki süreç için çok önemlidir.
Tüm Riskler Anlatılmış Olsa Bile Hekimin Sorumluluğu Ortadan Kalkar mı?
Bu soru, Aquafilling mağdurlarının bize en sık yönelttiği sorulardan biridir.
Cevap çoğu zaman hayırdır.
Çünkü estetik amaçlı müdahalelerde hastaya risklerin anlatılmış olması, her durumda hekimin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Örneğin;
uygulama teknik olarak doğru yapılmış olsa bile estetik sonuç hastanın makul beklentisini karşılamamış olabilir.
Her olay kendi özellikleri içerisinde değerlendirilmekle birlikte, yalnızca “riskleri kabul ettim” şeklindeki bir onam belgesi, hekimin tüm hukuki sorumluluğunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle Aquafilling mağdurlarının, operasyon öncesinde imzaladıkları belgeler nedeniyle haklarını tamamen kaybettiklerini düşünmeleri doğru değildir.
Her dosya kendi özel koşulları içerisinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Aquafilling Uygulamalarında Ürünün Niteliği de Hukuki İnceleme Konusudur
Aquafilling uygulamalarında yalnızca işlemin nasıl yapıldığı değil, kullanılan ürünün niteliği de önem taşımaktadır.
Uygulamada kullanılan ürünün menşei, üretici bilgileri, kullanım amacı, orijinalliği, ilgili düzenlemelere uygunluğu ve hastaya bu konularda yeterli bilgi verilip verilmediği, ortaya çıkabilecek bir hukuki uyuşmazlıkta inceleme konusu olabilir.
Ayrıca son yıllarda kamuoyunda Aquafilling ürünlerinin güvenliği ve farklı ülkelerdeki düzenleyici yaklaşımlar hakkında çeşitli tartışmalar yaşanmaktadır. Bu nedenle, uygulanacak ürünün özellikleri ve olası riskleri konusunda hastanın açık, anlaşılır ve eksiksiz şekilde bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Hastanın kararını etkileyebilecek nitelikteki bilgilerin paylaşılmamış olması, somut olayın özelliklerine göre hukuki sorumluluğun değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek unsurlardan biri olabilir.
Aquafilling Mağdurları Hangi Tazminatları Talep Edebilir?
Aquafilling uygulaması sonrasında ortaya çıkan sağlık sorunları veya estetik açıdan başarısız sonuçlar, yalnızca tıbbi bir problem olarak değerlendirilmemelidir. Somut olayın özelliklerine göre, bu durum aynı zamanda hukuki sorumluluğu da gündeme getirebilir.
Türk Hukuku’na göre estetik amaçlı gerçekleştirilen tıbbi müdahalelerde, hekimin ve gerekli şartların bulunması halinde kliniğin veya hastanenin hukuki sorumluluğu doğabilir. Bu durumda mağdur kişiler, uğradıkları zararın kapsamına göre çeşitli maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunabilirler.
Aquafilling mağdurlarının hangi haklara sahip olduğu ise; uygulamanın nasıl gerçekleştirildiği, hastada meydana gelen sağlık sorunları, estetik sonucun niteliği ve ortaya çıkan zararların kapsamına göre değişmektedir.
- Operasyon İçin Ödenen Ücretin İadesi
Aquafilling mağdurlarının en sık talep ettiği haklardan biri, estetik işlem için ödedikleri ücretin iadesidir.
Çünkü kişi bu işlemi herhangi bir hastalığını tedavi ettirmek amacıyla değil, daha estetik bir görünüme kavuşmak amacıyla yaptırmaktadır.
Beklenen estetik sonucun elde edilememesi, uygulamanın sağlık sorunlarına yol açması veya sonradan düzeltilmesi gereken yeni operasyonların ortaya çıkması halinde, ödenen operasyon bedelinin iadesi gündeme gelebilir.
Bu değerlendirme her dosyada ayrı yapılmakta olup, yalnızca komplikasyon kavramına dayanılarak otomatik bir sonuca varılması doğru değildir.
- Düzeltme (Revizyon) Operasyonlarının Masrafları
Aquafilling mağdurlarının en önemli zararlarından biri, ilk operasyonun ardından tekrar tedavi görmek zorunda kalmalarıdır.
Uygulama sonrasında ortaya çıkan enfeksiyonlar, dolgu maddesinin yer değiştirmesi, sertleşme, kronik ağrılar veya estetik deformasyon nedeniyle birçok hasta yeniden ameliyat olmak zorunda kalmaktadır.
Çoğu zaman ilk operasyon için ödenen ücret, daha sonra yapılacak tedavi masraflarının yanında oldukça düşük kalmaktadır.
Türk Hukuku’na göre, hatalı olduğu iddia edilen estetik müdahalenin düzeltilmesi amacıyla yapılacak revizyon ameliyatlarının masrafları da uygun şartların bulunması halinde talep edilebilir.
Üstelik revizyon operasyonunun mutlaka Türkiye’de yapılması da gerekmez.
Örneğin Almanya’da yaşayan bir kişi, tedavisini Almanya’da yaptırmayı tercih etmişse, gerekli şartların bulunması halinde Almanya’daki rayiç fiyatlar esas alınarak oluşan tedavi giderlerini talep edebilir.
Bu husus özellikle yurtdışında yaşayan Aquafilling mağdurları bakımından büyük önem taşımaktadır.
- Hastane ve Tedavi Giderleri
Aquafilling uygulaması sonrasında ortaya çıkan sağlık sorunları nedeniyle mağdurlar çoğu zaman uzun süre tedavi görmek zorunda kalmaktadır.
Bazı hastalar;
- defalarca hastaneye yatmakta,
- antibiyotik tedavisi görmekte,
- drenaj işlemleri yaptırmakta,
- yeniden ameliyat olmakta,
- uzun süre doktor kontrolü altında kalmaktadır.
Bu süreçte oluşan;
- hastane giderleri,
- ameliyat ücretleri,
- doktor ücretleri,
- ilaç giderleri,
- tıbbi malzeme giderleri,
uygun şartların bulunması halinde maddi tazminat kapsamında talep edilebilir.
- Çalışma Gücü Kaybı ve Kazanç Kaybı
Aquafilling nedeniyle meydana gelen sağlık sorunları, bazı hastaların uzun süre çalışamamasına neden olabilmektedir.
Özellikle tekrar ameliyatlar, uzun iyileşme süreçleri ve kronik ağrılar nedeniyle kişi belirli bir süre işinden uzak kalabilir.
Bu durumda geçici iş göremezlik nedeniyle oluşan gelir kaybı da somut olayın özelliklerine göre tazminat kapsamında değerlendirilebilir.
Eğer hastada kalıcı bir fonksiyon kaybı veya çalışma gücünde sürekli azalma meydana gelmişse, buna bağlı olarak oluşan sürekli ekonomik kayıplar da ayrıca hesaplanabilir.
- Yol, Konaklama ve Diğer Masraflar
Aquafilling uygulaması için Türkiye’ye gelen yabancı hastalar bakımından bir diğer önemli zarar kalemi ise operasyon nedeniyle yapılan ek harcamalardır.
Örneğin;
- uçak biletleri,
- otel giderleri,
- şehir içi ulaşım masrafları,
- refakatçi giderleri,
- ilaç ve medikal ürün masrafları,
uygun şartların bulunması halinde talep edilebilir.
Özellikle sağlık turizmi kapsamında Türkiye’ye gelen yabancı hastalar açısından bu giderler ciddi tutarlara ulaşabilmektedir.
- Manevi Tazminat
Aquafilling mağdurlarının en önemli haklarından biri de manevi tazminat talebidir.
Estetik amaçlı yaptırılan bir uygulamanın ardından kişinin;
- sürekli ağrı yaşaması,
- tekrar tekrar ameliyat olmak zorunda kalması,
- estetik görünümünün bozulması,
- psikolojik olarak olumsuz etkilenmesi,
- sosyal hayatının zarar görmesi,
yalnızca fiziksel değil aynı zamanda manevi zarar da doğurabilir.
Hakim, somut olayın özelliklerini değerlendirerek mağdurun yaşadığı acı, elem ve yaşam kalitesindeki azalmayı dikkate alıp uygun bir manevi tazminata hükmedebilir.
Özellikle estetik operasyonlarda, hastanın başlangıçtaki beklentisinin daha güzel bir görünüme kavuşmak olduğu dikkate alındığında, estetik sonucun tam tersine kötüleşmesi manevi zarar değerlendirmesinde önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.
Aquafilling Mağdurları Haklarını Geç Kalmadan Araştırmalıdır
LegalMed Turkey’ye başvuran birçok kişi, operasyonun üzerinden uzun süre geçtiği için artık hiçbir hakkının kalmadığını düşünmektedir.
Oysa uygulamada sağlık sorunları çoğu zaman işlemden hemen sonra değil, aylar hatta yıllar sonra ortaya çıkabilmektedir.
Bu nedenle her dosyada zamanaşımı süresinin hangi tarihten itibaren işlemeye başladığının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Hak kaybı yaşanmaması için Aquafilling uygulaması sonrasında sağlık problemi yaşayan kişilerin mümkün olan en kısa sürede, sağlık hukuku alanında deneyimli bir avukattan hukuki değerlendirme almaları önem taşımaktadır.
Aşağıda konuya ilişkin müvekkillerimiz tarafından en sık yöneltilen soruları ve cevaplarını bulabilirsiniz:
Aquafilling nedir?
Aquafilling; özellikle meme ve kalça büyütme amacıyla kullanılan estetik bir dolgu uygulamasıdır. Tedavi amacıyla değil, kişinin dış görünümünü değiştirmek ve estetik görünümünü iyileştirmek amacıyla uygulanmaktadır.
Aquafilling güvenli midir?
Her tıbbi ve estetik müdahalede olduğu gibi Aquafilling uygulamasının da belirli riskleri bulunmaktadır. Uygulama sonrasında bazı kişilerde enfeksiyon, iltihaplanma, sertleşme, ağrı, dolgu maddesinin yer değiştirmesi ve tekrar cerrahi müdahale ihtiyacı gibi şikâyetler ortaya çıkabilmektedir. Her somut olay kendi özellikleri içerisinde değerlendirilmelidir.
Aquafilling yaptırdıktan yıllar sonra sağlık sorunları yaşayabilir miyim?
Bazı mağdurların şikâyetleri uygulamadan kısa süre sonra ortaya çıkarken, bazı kişilerde ise sağlık sorunları aylar veya yıllar sonra başlayabilmektedir. Bu nedenle uygulama sonrasında ortaya çıkan her yeni şikâyetin uzman bir hekim tarafından değerlendirilmesi önemlidir.
Aquafilling uygulamasından memnun kalmazsam dava açabilir miyim?
Evet.
Aquafilling uygulaması estetik amaçlı gerçekleştirilen bir tıbbi müdahaledir. Türk Hukuku’nda estetik amaçlı müdahaleler, tedavi amaçlı müdahalelerden farklı hukuki esaslara göre değerlendirilmektedir. Çünkü hasta bu işlemi herhangi bir hastalığını tedavi ettirmek için değil, daha estetik bir görünüme kavuşmak amacıyla yaptırmaktadır.
Bu nedenle, yalnızca sağlık açısından ortaya çıkan zararlar değil, estetik sonucun hastanın haklı beklentisini karşılayıp karşılamadığı da hukuki değerlendirme bakımından önem taşımaktadır.
Örneğin, estetik görünümün beklenen şekilde sağlanamaması, belirgin asimetri oluşması, deformasyon meydana gelmesi, tekrar operasyon ihtiyacı doğması veya uygulama sonrasında sağlık problemlerinin ortaya çıkması halinde, somut olayın özelliklerine göre hekimin, kliniğin veya hastanenin hukuki sorumluluğu gündeme gelebilir.
Her dosya kendi özelliklerine göre değerlendirilmekle birlikte, Aquafilling uygulamasından memnun olmayan veya bu uygulama nedeniyle sağlık sorunu yaşayan kişilerin dava açma ve uğradıkları zararların tazminini talep etme hakları bulunmaktadır.
Aquafilling nedeniyle tekrar ameliyat olmak zorunda kalırsam masrafları talep edebilir miyim?
Şartların oluşması halinde evet.
Revizyon ameliyatları, hastane giderleri, tedavi masrafları ve diğer zarar kalemleri somut olayın özelliklerine göre maddi tazminat kapsamında talep edilebilir.
Aquafilling nedeniyle Almanya‘da tedavi olursam bu masrafları Türkiye’de talep edebilir miyim?
Uygun şartların bulunması halinde mümkündür.
Özellikle sağlık turizmi kapsamında Türkiye’de estetik işlem yaptıran yabancı hastalar bakımından, revizyon ameliyatlarının yaşadıkları ülkede gerçekleştirilmesi durumunda oluşan tedavi giderleri sorumlulardan talep edilebilir.
Aquafilling nedeniyle manevi tazminat talep edebilir miyim?
Eğer uygulama nedeniyle sağlık sorunları yaşanmış, estetik görünüm bozulmuş veya kişi fiziksel ve psikolojik olarak zarar görmüşse, somut olayın özelliklerine göre manevi tazminat talebinde bulunulması mümkün olabilir.
Aquafilling nedeniyle dava açmak için ne kadar sürem var?
Aquafilling uygulaması estetik amaçlı gerçekleştirilen bir tıbbi müdahaledir. Türk Hukuku’nda estetik amaçlı tıbbi müdahaleler, kural olarak eser sözleşmesi hükümleri çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu nedenle, zamanaşımı süresinin belirlenmesinde somut olayın özellikleri büyük önem taşımaktadır.
Genel olarak estetik müdahalelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda 5 yıllık zamanaşımı süresi gündeme gelmektedir. Ancak Aquafilling dosyalarında sıklıkla karşılaştığımız üzere, bazı sağlık sorunları ve komplikasyonlar operasyonun hemen ardından değil, aylar hatta yıllar sonra ortaya çıkabilmektedir.
Bu gibi durumlarda, meydana gelen zararın niteliği, zararın ne zaman öğrenildiği ve uyuşmazlığın hukuki özellikleri dikkate alınarak zamanaşımı süresi farklı şekilde değerlendirilebilir. Özellikle estetik müdahalelerin eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle, bazı durumlarda dava açma süresinin 20 yıla kadar uzayabilmesi de söz konusu olabilmektedir.
Bu nedenle Aquafilling mağdurları açısından dava açma süresi her dosyanın kendi özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir. Hak kaybı yaşanmaması için, sağlık sorunları ortaya çıkar çıkmaz sağlık hukuku alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınması büyük önem taşımaktadır.
Aquafilling mağduru olduğumu düşünüyorsam ne yapmalıyım?
Öncelikle tüm tıbbi belgelerinizi, ameliyat kayıtlarınızı, faturalarınızı ve mevcut sağlık raporlarınızı saklamanız önemlidir. Daha sonra dosyanızın sağlık hukuku alanında deneyimli bir avukat tarafından değerlendirilmesi, hangi haklara sahip olduğunuzun belirlenmesi açısından en doğru yaklaşım olacaktır.
Aquafilling nedeniyle ödediğim operasyon ücretini geri alabilir miyim?
Somut olayın özelliklerine göre mümkündür.
Estetik amaçlı yapılan müdahalelerde, hukuki şartların oluşması halinde operasyon için ödenen ücretin iadesi de talep edilebilmektedir.
Aquafilling mağdurları hangi tazminatları talep edebilir?
Dosyanın özelliklerine göre;
- Operasyon ücretinin iadesi,
- Revizyon ameliyatı giderleri,
- Hastane ve tedavi masrafları,
- İlaç giderleri,
- Ulaşım ve konaklama giderleri,
- Geçici veya kalıcı gelir kaybı,
- Manevi tazminat
talep edilebilir.
LegalMed Turkey Aquafilling mağdurlarına hangi konularda destek vermektedir?
LegalMed Turkey, Türkiye’de gerçekleştirilen estetik amaçlı tıbbi müdahalelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda; hukuki değerlendirme, delillerin incelenmesi, sağlık hukuku kapsamındaki tazminat taleplerinin hazırlanması, zorunlu arabuluculuk süreci ve dava aşamalarında müvekkillerine hukuki destek sağlamaktadır.
Aquafilling Sonrası Hukuki Haklarınızı Öğrenmek İster misiniz?
Aquafilling uygulaması sonrasında sağlık sorunları yaşadıysanız veya estetik sonuçtan memnun değilseniz, dosyanızın hukuki durumunu değerlendirebiliriz. İlk değerlendirme kapsamında tıbbi belgeleriniz incelenerek olası tazminat haklarınız hakkında bilgi verilmektedir.
