Hekimler Hakkında Ceza Soruşturması Nasıl Başlatılır?
Hekimler Hakkında Ceza Soruşturması Nasıl Başlatılır?
Bir tıbbi müdahale sonrasında hasta zarar gördüğünü düşünüyorsa, çoğu zaman ilk akla gelen yol Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmaktır. Ancak Türkiye’de hekimler ve diğer sağlık meslek mensupları hakkında yürütülen ceza soruşturmaları, diğer ceza soruşturmalarından farklı bir usule tabidir.
Özellikle sağlık mesleğinin icrası kapsamında gerçekleştirilen muayene, teşhis, tedavi ve diğer tıbbi uygulamalar nedeniyle doğduğu iddia edilen ceza sorumluluğunda, savcılık her zaman doğrudan soruşturmaya başlayamaz.
Soruşturma İçin Öncelikle İzin Alınması Gerekebilir
7406 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrasında, kamu veya özel sağlık kurumlarında görev yapan hekimler, diş hekimleri ve diğer sağlık meslek mensupları hakkında, mesleklerini icra ederken gerçekleştirdikleri tıbbi işlemler nedeniyle ceza soruşturması yürütülebilmesi belirli bir izin usulüne bağlanmıştır.
Bu sistemin amacı, her şikâyet üzerine sağlık çalışanlarının doğrudan ceza soruşturmasına maruz kalmasını önlemek ve öncelikle olayın tıbbi açıdan değerlendirilmesini sağlamaktır.
İzin Süreci Nasıl İşler?
Bir suç duyurusu yapıldığında, öncelikle olay hakkında ön inceleme yapılır. Bu inceleme sonucunda hazırlanan rapor değerlendirilerek soruşturma izni verilip verilmeyeceğine karar verilir.
İzin verilmesi hâlinde Cumhuriyet Savcılığı ceza soruşturmasına devam eder. Gerekli deliller toplanır, bilirkişi incelemesi yaptırılır ve elde edilen deliller doğrultusunda iddianame düzenlenip düzenlenmeyeceğine karar verilir.
İzin verilmemesi durumunda ise süreç tamamen sona ermez. Kanunda öngörülen usul çerçevesinde bu karara karşı itiraz edilmesi mümkündür.
Her Şikâyet Ceza Davasına Dönüşmez
Bir hasta tarafından savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş olması, hekimin mutlaka ceza davasında yargılanacağı anlamına gelmez. Aynı şekilde soruşturma izni verilmesi de hekimin suçlu olduğu anlamına gelmez.
Bu aşama yalnızca ceza soruşturmasının başlatılabilmesi için gerekli usuli şartlardan biridir. Asıl değerlendirme, daha sonra yapılacak bilirkişi incelemeleri, tıbbi kayıtlar, uzman raporları ve diğer deliller birlikte incelenerek yapılacaktır.
Ceza Soruşturması, Tazminat Davasından Farklıdır
Hastaların en sık karıştırdığı konulardan biri de ceza soruşturması ile tazminat davası arasındaki farktır.
Ceza soruşturmasının amacı, hekimin ceza hukuku bakımından sorumluluğunun bulunup bulunmadığını belirlemektir. Buna karşılık maddi ve manevi tazminat talepleri ise hukuk mahkemelerinde görülür ve tamamen farklı usul kurallarına tabidir.
Bu nedenle ceza soruşturması açılmaması veya kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, her zaman tazminat davasının da reddedileceği anlamına gelmez. Aynı şekilde bir tazminat davasının açılması için mutlaka ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesi de gerekmez.
Sürecin Başından İtibaren Hukuki Destek Alınması Büyük Önem Taşır
Hekimler hakkında yürütülen ceza soruşturmaları, diğer ceza soruşturmalarından farklı usul kurallarına tabidir. Soruşturma izni süreci, bilirkişi incelemeleri, delillerin zamanında toplanması ve hukuki başvuruların usulüne uygun şekilde yapılması, dosyanın seyri açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu nedenle, tıbbi müdahale nedeniyle bir zarara uğradığını düşünen hastaların, hak kaybına uğramamaları ve sürecin doğru şekilde yürütülebilmesi için sağlık hukuku alanında deneyimli bir avukattan hukuki destek almaları önemlidir. Özellikle ceza soruşturması ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin birbirinden bağımsız süreçler olduğu dikkate alındığında, her iki sürecin de en başından itibaren doğru hukuki stratejiyle takip edilmesi, hakların etkin şekilde korunmasına katkı sağlayacaktır.

Cevapla
Want to join the discussion?Feel free to contribute!