Yüz Germe Operasyonu Sonrası Oluşan Hasarlarda Tazminat
Yüz Germe Operasyonu Sonrası Oluşan Hasarlarda Tazminat
Yüz germe operasyonları (facelift), yaşlanma belirtilerini azaltmak, yüz ve boyun bölgesindeki sarkmaları gidermek ve daha genç bir görünüm elde etmek amacıyla gerçekleştirilen en kapsamlı estetik cerrahi müdahalelerden biridir. Son yıllarda sağlık turizminin gelişmesiyle birlikte Türkiye, yüz germe operasyonları bakımından dünyanın önemli merkezlerinden biri haline gelmiş ve çok sayıda kişi bu operasyonlar için Türkiye’yi tercih etmeye başlamıştır.
Estetik amaçlı gerçekleştirilen diğer birçok operasyonda olduğu gibi yüz germe ameliyatlarında da kişilerin temel beklentisi yalnızca tıbbi bir müdahalenin gerçekleştirilmesi değil, operasyon öncesinde kendilerine anlatılan ve gösterilen sonuca ulaşmaktır. Bu nedenle yüz germe operasyonlarından kaynaklanan uyuşmazlıkların önemli bir bölümü, operasyon sonrasında ortaya çıkan sonucun kişinin haklı beklentilerini karşılamadığı iddiasına dayanmaktadır.
Özellikle yüzün bir tarafında belirgin asimetri oluşması, mimik hareketlerinde kısıtlılık meydana gelmesi, doğal olmayan bir yüz görünümünün ortaya çıkması, belirgin yara izlerinin kalması, yüz sinirlerinde hasar oluşması veya operasyon sonrasında sarkmaların beklenenden kısa sürede yeniden ortaya çıkması gibi durumlar, hastaların sıklıkla şikayet ettiği sorunlar arasında yer almaktadır.
Yüz bölgesi, kişinin kimliğini ve dış görünümünü doğrudan etkileyen en önemli alanlardan biridir. Bu nedenle yüz germe operasyonları sonrasında ortaya çıkan olumsuz sonuçlar yalnızca estetik bir memnuniyetsizlik olarak değerlendirilmemektedir. Birçok durumda kişiler sosyal yaşamlarında zorluklarla karşılaşabilmekte, mesleki hayatlarında özgüven kaybı yaşayabilmekte ve yeni operasyonlara ihtiyaç duyabilmektedir.
Ancak hukuki açıdan önemli olan husus, ortaya çıkan her olumsuz sonucun otomatik olarak doktor hatası anlamına gelmediğidir. Tıp biliminin doğası gereği bazı riskler ve komplikasyonlar en dikkatli uygulamalarda dahi meydana gelebilmektedir. Bununla birlikte bir sonucun komplikasyon olarak nitelendirilmesi, hekimin her durumda sorumluluktan kurtulacağı anlamına da gelmemektedir.
Özellikle estetik operasyonlarda hekimin en önemli yükümlülüklerinden biri hastayı yeterli şekilde aydınlatmaktır. Hastanın yalnızca operasyonun faydaları hakkında değil, karşılaşabileceği riskler, komplikasyonlar, iyileşme süreci ve elde edilmesi mümkün olmayan sonuçlar hakkında da açık ve anlaşılır şekilde bilgilendirilmesi gerekmektedir.
Bu tür uyuşmazlıklarda mahkemeler ve bilirkişiler yalnızca operasyon sonrasında ortaya çıkan sonuca değil, operasyon öncesinden başlayarak tüm tedavi sürecine ilişkin koşulları birlikte değerlendirmektedir. Bu kapsamda özellikle;
- Hastanın operasyonun kapsamı, riskleri, olası sonuçları ve iyileşme süreci hakkında yeterli ve anlaşılır şekilde bilgilendirilip bilgilendirilmediği,
- Hastanın operasyona ilişkin kararını etkileyebilecek hususlarda aydınlatılmış onamının usulüne uygun şekilde alınıp alınmadığı,
- Operasyon öncesinde hastaya vadedilen görünümün operasyon sonucunda beklentiyi karşılayıp karşılamadığı,
- Operasyonun tıp biliminin kabul ettiği standartlara ve mesleki kurallara uygun şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği,
- Operasyon sonrasında ortaya çıkan şikayetler karşısında hekimin gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği,
- Kontrol, takip ve tedavi süreçlerinin zamanında ve uygun şekilde yürütülüp yürütülmediği,
- Hastanın operasyon sonrasında ortaya çıkan riskler ve komplikasyonlar karşısında yeterli tıbbi desteğe erişip erişemediği hususları ayrıntılı olarak incelenmektedir.
Özellikle sağlık turizmi kapsamında Türkiye’ye gelen kişiler bakımından, operasyon öncesinde yapılan reklamlar, sosyal medya paylaşımları, danışman görüşmeleri ve yazılı mesajlaşmalar da hukuki süreçte oldukça önem taşımaktadır. Çünkü hastaların operasyona karar vermesinde etkili olan vaatler ve yönlendirmeler, daha sonra ortaya çıkan uyuşmazlığın değerlendirilmesinde dikkate alınmaktadır.
Başarısız bir yüz germe operasyonu sonrasında yalnızca operasyon bedeli değil; revizyon ameliyatları, tedavi ve ilaç giderleri, seyahat masrafları, çalışma gücü kaybından doğan zararlar ve manevi zararlar da tazminat kapsamında değerlendirilebilmektedir. Özellikle yurt dışında yaşayan kişilerin kendi ülkelerinde yaptırmak zorunda kaldıkları düzeltici operasyonlar ve buna bağlı giderler de somut olayın özelliklerine göre talep konusu olabilmektedir.
Bu nedenle yüz germe operasyonu sonrasında ortaya çıkan sonucun beklentileri karşılamadığı veya operasyon öncesinde verilen bilgilerle uyumlu olmadığı düşünülen durumlarda, sürecin hukuki açıdan değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Her ne kadar estetik operasyonlarda belirli risklerin varlığı kabul edilse de, hastanın yeterince bilgilendirilmemesi, operasyon sonucuna ilişkin gerçekçi olmayan beklentiler oluşturulması veya tıbbi müdahalenin gerekli dikkat ve özen gösterilmeksizin gerçekleştirilmesi halinde, doktorun ve somut olayın özelliklerine göre diğer sorumluların hukuki sorumluluğu söz konusu olabilmektedir.
Sürecin başlangıcında mevcut tıbbi kayıtların ve delillerin uzman bir gözle incelenmesi, hem hak kayıplarının önlenmesi hem de olası taleplerin doğru şekilde belirlenebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Cevapla
Want to join the discussion?Feel free to contribute!